Teknolojix Haber
UZAY ve SAVUNMA

520 IşıkYılı Uzakta, Bir Gezegen Doğuyor

520 IşıkYılı Uzakta, Bir Gezegen Doğuyor

Dünya’dan 520 IşıkYılı Uzakta, Bir Gezegen Doğuyor

Spiral halindeki gaz ve toz kolları kaz ve toz bulutunun bir merkez etrafında hızla döndüğü anlamına geliyor. Bu  aynı zamanda yeni bir gezegenin doğduğunu gösteriyor. Dünya’dan 520 ışıkyılı uzakta, bir gezegen doğuyor. Bu güne kadar binlerce öte gezegen gözlemlendi ve kayıt edildi. Ancak bir öte gezegenin doğuşu ilk defa teleskop ile gözlenebildi. Avrupa Güney Gözlemevi’nin Şili’de yer alan Çok Büyük Teleskop’unun (VLT) merceğine yakalanan ve çalışan astronomlar tarafından gözlenen bu inanılmaz olay gezegenlerin oluşum teorisini destekleyen bir kanıt. AB Aurigae isimli genç bir yıldızın etrafındaki kalın toz ve gaz diskinin ortasına oturmuş parlak bir sarmal, gezegenin doğuş bölgesi etrafında kıvrılıyor.

Gülü andıran gaz ve toz dan oluşan sarmallar

Genelde bebek gezegenlerin doğumunu müjdeleyen ve gülü andıran bu sarmallar, yeni oluşan gezegenlerin  gazı nasıl dağıttığını ve sanki göldeki bir bot gibi dalgalar oluşturduğunu gösteriyor. Sarmalın merkezine doğru görülen sarı renkli büküm bölgesi, yıldızdan yaklaşık 4.5 milyar kilometre uzakta. Bu mesafe, Neptün’ün Güneş’e olan uzaklığı kadar.  Astronomy & Astrophysics bülteninde yayınlanan çalışmada sarmal bir kol biçiminde tanımlanan bu büklüm, doğrudan genç gezegenin oluşumuyla meydana gelmiş.

 520 IşıkYılı Uzakta, Bir Gezegen Doğuyor
Bu bir gül değil 520 ışık yılı uzaktaki gerçek bir gezegeninin doğum anı.VL trlrskopu ile gözlemlenmiş. (Kaynak: Popularscience)

Çalışmanın eş yazarı olan ve Fransa’daki Bordeaux Astrofizik Laboratuvarı’nda çalışan Anne Dutrey, Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESO) bir basın bülteninde şöyle söylüyor: “Bu büklüm, gezegen oluşumuna yönelik bazı kuramsal modellerden tahmin edilebiliyordu. Bir tanesi gezegenin yörüngesinden içe doğru, diğeri de dışa doğru uzayan ve gezegenin bulunduğu yerden birleşen iki sarmalın bağlantısına karşılık geliyor.” Sarmallar, büyüyen gezegende gaz ve tozun birikmesine olanak sağlıyor.

NASA‘ya göre gezegenler, insan saçının genişliğinden daha ufak olan toz parçacıklarından oluşuyor. Bu tozlar, genç yıldızların etrafında dolaşan, çörek biçimindeki patlayıcı gaz ve toz disklerinden çıkıyor. Kütle çekimi ile diğer kuvvetler, toz bulutunun içindeki maddeleri birbirine çarptırıp kaynaştırıyor ve bunlar kar topu gibi birikerek büyüyor. Bu kar topları, milyonlarca yıl boyunca ufak, sert taşlara ve sonrasında kilometrelere varan kayalara dönüşüyor. Milyarlarca yıl sonra ise, elinizde bir gezegen oluyor.

İnsanı içine çeken  görüntü

İnsanı içine çeken bu görüntü, ilk kez Atakama Büyük Milimetre/Milimetre-altı Teleskop Dizisi (ALMA) ile birkaç yıl önce gözlenmiş olan AB Aurigae veya Charioteer takımyıldızının bu güne dek çekilmiş en derin fotoğrafı. Sarı ve parlak sarmalda çarpışma ve sıkışma reaksiyonlarından dolayı çıkan enerjilerin tayfı gözleniyor.

Avrupa Güney Gözlem evi, 39 metre genişliğindeki ana aynasıyla kendi türünde en büyük olan Son Derece Büyük Teleskop‘u inşa ediyor. Bu teleskop, zamanla uzayın derinliklerine daha yakından bakmamızı sağlayacak. 2025’te faaliyete geçmesi hedeflenen bu yeni alet, toz taneleriyle diğer maddeleri bu gibi gezegen barındıran disklerden ayırt edebilir.

Bu sayede, gezegenlerin nasıl doğduğuna dair daha ince detaylar ortaya çıkabilir gaz dinamiklerinin, gezegenlerin oluşumuna nasıl katkı sağladığını doğrudan ve daha kesin şekilde gözlemlenebileceği düşünülüyor.

Kaynak: PopularScience

Uzay ve savunma haberleri için buraya tıklayabilirsiniz.

Related posts

DünyaKalite Raporu 2020: Kurumsal BT trendleri

GÜLİN DİNÇ KÖYLÜ

NASA’dan Gök Taşı Yaklaşıyor Açıklaması!

Okan Köse

NASA’nın Mars keşif helikopteri uçuşa hazır

GÜLİN DİNÇ KÖYLÜ

Yorum Yap