Teknolojix Haber
DONANIM

İlk Bilgisayar Faresi (Mouse) Douglas Engelbart ve Steve Jobs

İlk Bilgisayar Faresi (Mouse) Douglas Engelbart ve Steve Jobs

Bugün bilgisayarların yanında vazgeçilmez bir parça olan fareyi ilk olarak Douglas Engelbart tasarlamış. Tahtadan yapılmış olan ilk farenin tek düğmesi vardı. İki farklı tekerlek ile koordinat düzlemindeki hareketleri algılayan cihaz imlecin ekran üzerinde X-Y pozisyonlama yöntemiyle hareket ettirme presibiyle çalışıyordu. Douglas yaklaşık olarak 52 yıl önce mouse denen mucizevi mekanizmayı icat eden kişidir.

Patentini aldı.

Douglas Engelbart’ın amacı, bilgisayarın sadece deneyimli bilim adamları tarafından kullanılan ulaşılmaz oyuncak değil, herkesin kolayca kullanabileceği bir yardımcı haline gelmesine ön ayak olmakmış. Profesör Engelbart, ilk mouse prototipini 1965’te hazırlamış. İki tekerlekli bu tahta alet, 1970’te “görüntüleme sistemleri için X-Y yer gösterici sistem” adıyla patent almış. Farenin kullanılabilmesi için bir grafik arabirim de yazmış, ancak o zamanlar yazılımlar için patent verilmiyordu. Fare kullanılana kadar bilgisayarlarda yapılan işlemler klavye üzerinden kısayollar ile gerçekleştiriliyordu. Bunlardan birkaç örnek; ctrl+c kopyalama, ctrl+v yapıştırma, alt+Tab pencereler arası geçiş, ctrl+Tab web sekmeleri arası geçiş gibi… Mouse teknolojisi ev kullanıcıları için bilgisayar kullanmayı kolaylaştırdı.

Buluşa “fare” ismi, arka tarafından uzanan kablonun kuyruğa benzemesi nedeniyle verilmişti. Tabii “görüntüleme sistemleri için X-Y yer gösterici sistem” uzun bir isim olduğundan mouse (fare) uygun olmuş. Fare, grafik arabirim, hiperlink, internet gibi birçok teknolojinin önünü açtı. İskandinav kökenli ABD’li mucit Dr. Douglas C. Engelbart, Stanford Üniversitesi’ndeki laboratuvarında geliştirdiği bilgisayarın alışılmışın dışında kullanılabileceğini gösteren teknolojileri  9 Aralık 1968 tarihinde basına ve halka sundu. Bunlar fare, grafik arabirim, hiperlink, fare tutmazsa diye geliştirdiği beş tuşlu bir kısa yol mini klayvesi idi. Douglas Engelbart, çeşitli icatlar üzerinde çalışan Bootstrap adlı bir firmanın sahibi idi 2013 yılında vefat etti. 1997’de 500,000 dolarlık Lemelson-MIT ödülünü, yani dünyada bir icat için verilen en büyük ödülü aldı.

Piyasaya sürülmesi

İcadın tanıtılması ile ticari anlamda piyasaya sürülmesi arasında yaklaşık olarak 14 yıl  var. Fareyle donatılmış ilk ticari ürün, 1981 yılında Xerox Star oldu. 1984 yılında teknolojiyi satın alan Apple Computers, Apple’ın kurucularından olan Steve Jobs, Xerox’un Palo Alto araştırma merkezinde Alto kod adlı bir bilgisayar da takılı olan Fare adlı  ve küçük simgeler ile klasörler içinde basit komutlarla istenilen her şeyi yapabilen bu makineden çok etkilendi.

Bu gün mouse yaklaşık olarak 36 yıldır bilgisayarların vazgeçilmez bir parçası.

Apple da fare(mouse) üretimi

Xerox’a ziyaretinin ardından Jobs’ın görüştüğü ilk kişi, daha sonra IDEO’yu kuracak olan Dean Hovey idi. O gün Jobs’a kendi fikirlerinden birkaçını anlatmak isteyen Hovey konuşmalarını şöyle özetliyor: “Ağzımdan ancak iki kelime çıkmıştı ki beni susturdu. Sadece bir fare yapmam gerektiğini söyledi. Bahsettiği farenin ne olduğu konusunda hiçbir fikrim yoktu.” Apple o sıralarda Lisa ve Macintosh kod adlı iki bilgisayar üzerinde çalışıyordu ve Steve Jobs’un amacı bu fare denen şeyi piyasaya sunmaktı. Bu sayede bilgisayarın sadece klavye tuş kombinasyonlarını ezberleyebilenlerin tekelinden çıkacağını, çok daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşacağını, farenin bilgisayar dünyasında bir devrim olacağını öngördü. Yalnız ortada bir problem vardı: Xerox’un kendi teknolojisiyle ürettiği fareler yaklaşık 400 dolara mal oluyordu,teknoloji için mucizevi, piyasa için kötü bir üründü. Sürekli bozuluyordu ve temizlemesi imkansızdı. “Apple’ın yapacağı fare 15 dolardan ucuza mal olmalı, hiç değilse birkaç yıl bozulmadan çalışabilmeli ve en önemlisi dizimdeki pantolonun yüzeyinde çalışabilmeli.” cümleleri ile Steve Jobs tam olarak ne istediğini anlatmıştı.  Steve Jobs’un hedefi 10 ile 30 dolar arasında bir paraya mal edilebilecek, hergün saatlerce kullanılsa bile bozulmayacak ve düzgün bir yüzey olmasa bile çalışacak bir fareydi.

O sıralarda Jobs için çalışan Jim Sachs şöyle diyor: “Yeterince uyumadığını ya da diyetinde lif konusunu abartıp vitaminsiz kaldığını düşünmüştük. Ama saat başına ödediği 25 dolar için eğer istiyorsa güneş enerjisiyle çalışan ekmek kızartma makinesi geliştirmeye bile hazırdık!”. Steve Jobs’un istediği şey, Silikon Vadisi’nin en ışıl ışıl adamlarının hazırladığı teknolojiyi alıp çalışırlığını defalarca artırmak ve fiyatını yüzde 90 aşağıya çekmekti.

Apple’ın Fare Dizaynı

Farenin tasarımı, az önce bahsettiğimiz Jim Sachs’ın da kurucularından olduğu Hovey-Kelley adlı firmaya verildi. Firmada, Stanford’dan mezun ve çoğu Silikon Vadisi’nde çalışmış bilgisayar dahileri çalışıyordu.  Ortak özellikleri, geleneksel ürün geliştirme metodlarına ve bilgisayarcı stereotipine karşı olan bu firma yeni bakış açıları ile çalışıyordu. İlk prototip 1980 baharında yapıldı. Farenin gövdesi bir tereyağı kutusu, topu da bir roll on deodorantın topuydu. Dizayn için kullanılan tek alışılmadık malzeme bunlar değildi: Dean Hovey’in buzdolabı ile arabasının vites sistemi de fare için kullandı. Bu tuhaf malzemeler kullanılmış, çünkü bir tasarım hazırlamanın ve sonra da ona uygun parçalar yaptırmanın uzun ve pahalı bir süreç olacağını biliyorlardı. Bir şeyler söküp uygun gördükleri parçaları birbirine yapıştırmak çok daha kolay olduğundan, o zamanlar  bu tür uygulamalar, hayal gücü geniş, bütçesi dar mucitlerin sürekli yaptığı işlerdendi. Bozulan buzdolabını tamir etmek, yeni bir parça döktürmekten çok daha ucuza çıkıyordu. Xerox’un faresi, topu masaya bastırarak çalışıyordu. Dean Hovey, ofisinin yamuk masasında topların nasıl kaydığını görünce kendilerini kurtaracak fikri bulmuş; topun bastırılması değil, kaydırılması gerekiyordu. Jim Sachs’ın da daha önce tesadüfen öğrencileriyle birlikte yuvarlanan topların yerini ve hareketleri belirleyen ufak bir mekanizma hazırlamış olması işlerini iyice kolaylaştırdı ve masrafları düşürdü.

İlk Bilgisayar Faresi (Mouse) Douglas Engelbart ve Steve Jobs

Gerekli çözümlerin bulunması uzun ve zor olmuş ancak çözümler bir kere bulununca bunların seri üretime geçmek kolaydı. İlk Xerox faresinden beri büyük problem olan kirlenme ve bir süre sonra çalışamama sorunu ise bugün hala optik fare almamış kişilerin haftada bir kullandıkları yerinden çıkan halka ile çözülmüştür. Bu fikir, buzdolabı motoru söküldükten sonra ister istemez projeye dahil olan Dean Hovey’in karısı tarafından bulunmuştu.

Tamamen köşeli ve ergonomiyle uzaktan yakından hiç alakası olmayan bir tasarım kabul edilmişti. İnsanlar daha kolay kullanabilsin diye, Xerox’un üç tuş sayısı da teke indirilmiş. Kullanıcının tuşa ne kadar basması gerektiğini anlamasını sağlayan pratik, bilgisayara hükmettiğini hissettiren psikolojik faydaları olan “klik” sesi ise fareye keyfî olarak eklenmiştir.

 Yeniliklerin önünü açtı

Pahalı Lisa serisinin piyasadan kaldırılmasıyla Macintosh 1984’te satışa çıkmış ve grafik arabirim – fare ikilisi, bilgisayar kullanımını kökten değiştirmiştir. Apple’ın bir giriş aracı olarak kullanmaya başladığı günden beri, fareler bilgisayarların vazgeçilmez bir parçası oldu. Fareden alınan ilhamla çoklu dokunma hissedebilen iz yüzeyleri (track pad), dokunmatik arayüzler, iz topları (track ball), ve Nintendo Wii’de kullanılan jiroskopik iz takip birimleri geliştirildi.

 

Diğer donanım ürünlerine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Kaynak:Eğitim kütüphanesi

Related posts

Android tabanlı ilk iş projektörü BenQ

 ASELSAN ‘Çelik Kanatların’ Modernizasyonu Tamamlandı…

Meryem ACAR

Intel geliştirdiği yeni yonga Horse Ridge

Yorum Yap