Teknolojix Haber
İNTERNET SOSYAL MEDYA YAŞAM

Siber zorbalık nedir? Çocukları nasıl koruruz?

Siber Zorbalık Nedir?

Siber zorbalık: teknoloji aracılığıyla bir kişiyi rahatsız etmek, taciz etmek, tehdit etmek, utandırmak veya hedef gösteren paylaşımların yapılmasıdır. Küçük yaştaki çocuklar ve gençler arasında yaygın olan siber zorbalık eylemleri, yetişkinler tarafından meydana getirildiğinde ise hapis cezası gibi ciddi yasal yaptırımlar uygulanmaktadır.

Bilinen “Zorbalık” eyleminin aksine, siber zorbalık için fiziksel güç veya yüz yüze iletişime gerek yoktur. İnternet bağlantısına sahip herhangi bir cihazı kullanan herkes siber zorbalık eylemi gerçekleştirebilir. Zorbalar, çocuklar ve gençlerin yakın arkadaş çevresinden olabileceği gibi anonim de olabilirler.

Siber zorbalığın en sık görüldüğü platformlar:

  • Facebook, Instagram, Twitter ve Snapchat gibi popüler sosyal ağlar
  • Doğrudan cihazlar aracılığıyla gönderilen kısa mesajlar (SMS)
  • E-mail sağlayıcıları, uygulamalar veya sosyal ağların sunduğu anlık mesajlaşma özellikleri
  • Sohbet odaları ve e-postalar

Siber zorbalıkla mücadelede en önemli görev ailede!

Sanal zorbalık, günümüzün en yaygın ve önemli sorunları arasında yer alıyor. Siber zorbalığın pek çok yöntemi olduğunu belirten uzmanlar, ailelere önemli görevler düştüğüne dikkat çekiyor.

Siber zorbalığın farklı şekillerde ortaya çıktığını belirten AMATEM Koordinatörü, Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz şunları söyledi:

Zorbalık şiddetin alt grubunda yer alıyor. Siber zorbalık dediğimizde bir biçimde internet aracılığıyla mail aracılığıyla ya da sanal alem aracılığıyla özellikle gençler arasında daha yaygın görülen, kişinin kendini daha kötü hissetmesini sağlayan, kişinin psikolojik olarak tramvaya uğramasına, kendini değersiz hissetmesine ve başkalarının yanında küçük düşmesine utanç duymasını sağlayacak çeşitli sanal yöntemlerdir. Burada kişinin psikolojik olarak mağduriyet durumu ortaya çıkıyor. Bunu birçok yöntemle yapabiliyorlar.

KİŞİYE DEĞERSİZ OLDUĞU HİSSETTİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR

Sanal bir ortamda neler yapılabiliyor; bunlar arasında çok önemlilerinden bir tanesi özellikle gençlerde çok yaygın. Gencin kendinin değersiz olduğunu hissetmesi ya da psikolojik olarak veya fiziksel olarak bir engelinin özrünün ortaya koyularak kişiye değersiz olduğunu, hayatının yaşamaya değmez olduğunu hissettirmek. Gence ‘Neden kendini öldürmüyorsun senin bu dünyada ne yerin var?’ gibi mesajlarla kişinin intiharına yol açan durumlar örnek olarak gösterilebilir.

ÖZEL BİLGİLERİ ALINARAK AŞAĞILANMASI HEDEFLENİYOR

Bir diğeri başka bir kimlik altında o kız ya da erkekle karşı cinsten bir arkadaşlık kurarak özel bilgilerinin alınması, daha sonra bunun sanal ortamda başkaları tarafından görülmesini sağlanarak yine kişinin küçük düşürülmesi, aşağılanması durumuyla karşılaşması.

FOTOĞRAFLAR YOLUYLA UYGULANABİLİYOR

Yine bir başkasına bakıldığında farklı resimlerin çekilerek bu çıplak resimler olabilir bunların yine sanal ortamda yayılarak yaşıtları tarafından yine kötü duruma düşürülmesi utanç haline gelmesi ve aşağılanması duygusudur. Sonuçta bir mağduriyet var ve bir kurban durumu var zaman zaman bu kurbanlığı sağlayan zorbalık yapan bir kişi var, bazen ikisi de aynı kişi olabiliyorlar.”

İNTERNETTE GEÇİRİLEN SÜRE ÇOK FAZLA

Siber zorbalığın bütün dünyada yaygın olduğunu belirten Dilbaz, “Yurt dışında yapılan araştırmalarda lise gençlerinin yüzde 50 oranında hayatında bir kez de olsa siber zorbalığa uğramış görünüyor. Bizim ülkemizde de çok ciddi bir risk var. Nedeni şu; çünkü bizim gençlerimizde yaptığımız araştırmalarda özellikle 16 yaş lise öğrencilerine yapılan çalışmalarda günün üç saatinden daha fazlasını internette geçirdiklerini görüyoruz. İnternette oldukları müddet içinde siber zorbalıkla karşı karşıya gelme riskleri çok fazla. Bakın oyun esnasında bile olabiliyor bu. Bir olgu vardı; beğenmediği bir oyunla ilgili bir yorum yapınca ondan nefret eden ya da oyundan nefret ettiği için ona nefret duyan bir başka gencin birçok ortamda bunun adresini vererek kendisine bir düşman grup oluşturması ve bununla ilgili ölüm tehditleri alabileceği bir durum oluşuyor. Bir gencin ne kadar büyük bir kaygı yaşadığını düşünebiliyor musunuz? Genç fiziksel olarak birçok şey hissediyor ama psikolojik olarak kendini toplumdan çekiyor, o utanç duygusuyla okula gitmiyor ve yaşıtlarıyla ilişki kurmuyor. Artık hiçbir şeyden zevk almamaya başlıyor hayat onun için yaşanmaz duruma geliyor” diye konuştu.

ÇOCUKLARIN İNTERNETİ NASIL KULLANDIKLARI DENETLENMELİ

Dilbaz, siber zorbalığa karşı alınacak önlemler konusunda ailelere önemli görevler düştüğünü belirterek şunları söyledi:

“Birincisi aileler çocukları internete girdikleri sırada denetlemeliler. Nereye giriyorlar, nereyle görüşüyorlar, hangi sitelere giriyorlar? Bunun zaman zaman koruma programlarıyla zaman zaman interneti kontrol ederek zararlı olabilecek sitelere girmelerini engellemeleri önemli.

Okullarda farkındalık alanında çalışmalar yapılmalı. Milli Eğitim’de bu yönde çalışmalar olduğunu biliyorum bu yönde birçok çalışma yapılıyor. Bu da gençlerin siber zorbalık konusunda farkındalıklarının arttırılmasıdır. Yani sanal alemde denetleyecek ama diğer taraftan gençler bununla karşı karşıya geldiklerinde mutlaka rehber öğretmenler ya da ebeveynlerini bilgilendirmeleri daha baştan itibaren önlem almaları gerekiyor. Bazı gençler bu saldırılardan daha çabuk etkileniyorlar, onun için iki ana yöntem var. Denetim ve siber zorbalık konusundan gençlerin farkındalığının arttırılması.”

Kaynak : NTV

Related posts

Samsung, Corona Virüsü Nedeniyle Çalışanlarının Evde Kalmasını İstedi

Pınar Demirtaş

Google Aramaları COVID-19’un Kontrol Altına Alınmasını Kolaylaştırabilir

HELİN KIZILBOĞA

Corona virüsü yüzünden 110 bin teknoloji çalışanı evden çalışıyor

Fatih Akgün

Yorum Yap