Teknolojix Haber
StartUp Projeler

Start-Up : Başarıya Giden Uzun Yol

Start-up denildiğinde akla ilk olarak havalı çalışanlar, açık ofisler ve filmlerdeki gibi rahat bir çalışma ortamı geliyor. Veya genç insanların bir araya gelerek karmaşık teknolojik uygulamalar geliştirdikleri bir şirket. Belki de hipsterların fantastik ürünler üretmeye çalıştıkları bir yapı. Peki, nedir start-up?

Üniversite kampüslerinin ilan panolarında, bloglarda, Linkedin gönderilerinde ve daha birçok iş ortamında görmeye başladığımız “startup” kelimesi gün geçtikçe popülerleşiyor. Girişimcilik derslerinin başında detaylı biçimde anlatılan startuplar geleceğin dünyasında çok daha büyük önem kazanacak. Çünkü “geleceğin dünyası” cesur girişimciler tarafından kuruluyor.

Startup, ilk defa ABD’de 2010 yılının başlarında ortaya çıktı ve kısa bir sürede tüm dünyada karşılık buldu. Pek çok ülke bu terimi olduğu gibi benimsedi. Türkiye söz konusu olduğunda da durum farklı değil.

Start-up teriminin karşılığı “girişim” ya da “yeni girişim” demek. Ama sektör içerisinde yaygın olarak İngilizce hâliyle kullanılmaktadır. Sözlük, bu kelimenin anlamını, “sıfır noktasından işe başlayan bir şirket için kullanılan terim, başlangıç” olarak tanımlamaktadır. Startup kelimesi Türkçe’ye “girişim” olarak  yerleşmiştir. Hızlı büyüme için tasarımlanmış ve buna müsait, teknolojiyi sunan ve kullanan, geniş kitlelere hitap eden ve sunduğu hizmeti kullanıcıya ulaştıran, ihtiyaç gideren (yeri geldiğinde ihtiyaç haline dönüştüren), sürekliliğe sahip ve gelişmeye -geliştirmeye- müsait girişim fikirlerine kısaca STARTUP diyoruz. Startupları çok kısa sürede çok fazla yol katetmeye çalışan şirketler olarak da adlandırabilirsiniz.

Örneğin Facebook, Apple, AirBnB, Uber… Bu isimleri duyunca herkesin aklına devasa global firmalar geliyor. Öyle ki bu firmalar sanki başından beri görkemli plazalarda binlerce çalışana ev sahipliği yapıyor gibi bir izlenim veriyor. Oysa bunlar ve diğer birçok uluslararası firma bir zamanlar küçük atölyelerde, bakımsız ofis odalarında hatta küçük garajlarda kurulmuştu.

Oldukça mütevazı sermayelerle kurulan startuplar, melek yatırımcı veya düşük ölçekli ortaklıklarla büyüyerek uzun bir süreç sonucunda ulusal ve uluslararası düzeylerde başarıya ulaşabilir. Bu sürece başlamak için gerekenler ise parlak bir fikir ile adanmış bir ekipten ibaret.

Peki Startup Nasıl Kurulur?

“Startup kurmak” deyince birçok kişinin aklına şirket kurmadaki bürokratik prosedürler geliyor. Bu yüzden startup hayalini rafa kaldıran binlerce genç var. Oysa bir startup, en azından kuruluş aşamasında, resmi niteliğe sahip olmak zorunda değil.

Öncelikle parlak, veya parlak olduğunu düşündüğünüz, bir fikre ihtiyacınız var. Bu fikri kağıda dökmeli, detaylı biçimde anlatarak geliştirmelisiniz. Zamanla, söz konusu fikrin ilk aklınıza gelen halinden uzaklaşarak daha kapsamlı bir prototipe dönüştüğünü göreceksiniz.

Hazırladığınız prototipi mümkün olduğunca çok kişiye gösterin ya da anlatın. Övgülere kulağınızı kapatıp yalnızca eleştirileri dikkate alın. Gelen eleştirilerle birlikte prototipinizi revize edin.

Bu adıma kadar tek başınıza geldiyseniz artık hayalinizi paylaşan, işinize dair benzer düşünceleri olan ve en önemlisi iş ahlakına sahip bir ya da birkaç ortak bulun.

Prototipinize birlikte son şeklini verin ve kaynak arayışına girişin. Bu, bir melek yatırımcı yoluyla olabileceği gibi şirketlerle kurulacak diyaloglar sonucuyla da gerçekleşebilir.

Prensiplerinize uygun şartları sağlayan bir maddi kaynak bulduktan sonra hedeflediğiniz iş modeline küçük ölçekte dahi olsa başlayabilirsiniz. İşe başladıktan sonra gidişatın sık sık başlangıçtaki fikriniz ve ardından geliştirdiğiniz prototiple ne kadar uyumlu olduğunu kontrol edin. İşinizin hedeflediğiniz yörüngeden çıkması, startupın başlangıçtaki ruhunu kaybetmesine yol açabilir, sizi zamanla ümitsizliğe düşürebilir. Tüm şartları sağladıktan sonra büyüyerek başarı çıtasını yukarı taşımak ise size kalıyor.

Startupların 4 Ortak Özelliği

Startuplar genelde teknoloji sektöründe gündeme gelse de aslında her alanda hayata geçirilebilir. Sektörü ne olursa olsun hemen hemen tüm startup yapılarında görülen belli başlı bazı özellikler bulunur. Bunlar aynı zamanda, startup kavramını geleneksel şirketten ayıran niteliklerdir.

1. Hız

Konvansiyonel biçimde işleyen bir şirkete nazaran startupta hem karar alma hem de insan kaynakları yönetimi süreçleri çok daha hızlı işler. Takım elbise defilesinden farksız gösterişli yönetim kurullarının yerini üniversite kantinleri, mobilyasız ofisler veya öğrenci evleri alır. Hem işe başlama hem de mevcut operasyonları sürdürme adına startup yöneticileri daha kısa sürede karar alıp uygulama imkanına sahiptir.

2. Düşük Bütçe

Startuplar yalnızca girişimcilik ruhundan değil aynı zamanda maddi imkansızlıklar üzerine kurulur. Ancak olumsuz görünen bu tablo çoğu zaman avantaja dönüşebilir. Kısıtlı maddi imkanlar sebebiyle kendini risk altında hisseden startup kurucuları, hem zaman yönetimi hem de ekip oluşturmada olağanüstü beceriler edinme şansı yakalar.

3. Belirsizlik

Yeterli maddi kaynağa sahip olmayan startup kurucuları için gelecek umutla birlikte hüsran ihtimalini de barındıran dipsiz bir kuyudur. Hedeflere ulaşma zevkini tadabilecekleri gibi aylarının hatta yıllarının boşa geçtiğine de tanık olabilirler. Bu belirsizlik hali, melek yatırımcıları ikna etmede engel teşkil edebilir. Ancak kurucuların vizyonu ve gayreti, söz konusu durumu aşmak için önemli araçlardır.

4. Ekip Ruhu

Startuplar bir kişiyle kurulabildiği gibi bu sayı 10’a hatta 100’e dahi çıkabilir. Sayı kaç olursa olsun bu yapının geleneksel şirketlerden üstün olduğu önemli bir alan vardır. Şirketlere göre daha az sayıda kişinin daha yakın ilişkiler kurarak zorlukları birlikte göğüslediği startuplar, ekip ruhunun doruklara çıktığı bir iş modelidir. Bu dönemde kurulan dostluklar, sıkıntıların üstesinden birlikte gelme tecrübesiyle birleştiğinde yapılan işe pozitif katkı sunan bir hale gelir.

Related posts

Start-Up Nedir?

Fatih Akgün

Bir araba hikayesi: Garaj Sepeti

Fatih Akgün

Dijital İş Ortağınız KREA

Fatih Akgün

Yorum Yap